Türkiye Afrika İlişkileri

Cezayir’den Afrika’nın güneylerine kadar güç sahibi olan Osmanlı devleti bir Afrika devletiydi. Bizzat Osmanlı Valisi tarafından yönetilen Habeş Eyaletinin sınırları, Somali, Eritre, Cibuti ve Sudan’ın Kızıldeniz kıyılarını ve Habeşistan’ın kuzeydoğu kıyılarını kapsamaktaydı.
Bu büyük eyaletle birlikte Osmanlı Devleti’nin diğer Afrika devletleriyle de çok yakın münasebetleri olmuştu. Nijerya, Kamerun, Mali, Nijer ve Çad’ın bulunduğu yerde Kalumbelo adında büyük bir Afrika devleti bulunmaktaydı. Sultan III. Murat’ın bu devletle askeri anlaşma yaptığını tarihi kaynaklarda görüyoruz. Bu tarihi gerçekliğin günümüze olan asıl önemi, Amerika kıtasının keşfedilmesinden sonra, hem güney hem de kuzey Amerika’dan Avrupa’ya büyük bir altın ve gümüş akımı başlamasıyla Osmanlı hazinesinde büyük bir enflasyonist etkisi baş gösteriyor. Hazinenin altına ihtiyacının artmasıyla birlikte çıkarılan altın, İstanbul’a Habeşistan Libya ve Mısırdaki limanlardan geliyor, bu çerçevede Osmanlı Devleti, altın yolculuğunu güvenlik altına almak için Kalumbelo ile askeri anlaşma imzalanıyor. Karşılığında da Osmanlı devleti ise Hacca giden insanların güvenliğini sağlıyordu.

EKONOMİK İLİŞKİLER
Son 14 yılda Türkiye ve Afrika arasında ekonomik ilişkiler ciddi gelişme gösterdi. Bu kapsamda, 2003 yılında Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi 5 milyar dolar seviyelerindeyken 2017 yılında bu rakam 20 milyar dolara yaklaştı. Bu dönemde Afrika kıtasındaki Türk şirketlerinin yaptığı yatırım tutarı da 6 milyar doları aşmış bulunuyor. Türk müteahhitlerin de bu dönem içerisinde gerçekleştirdiği proje tutarı 58 milyar dolara ulaştı.